Kısa yanıt: Türkiye'de kurumsal bir etkinlikte davetli sayısına bağlı olarak ambulans bulundurmayı emreden genel bir tablo yok. Zorunluluk üç ayrı yerden geliyor: mekânın ve prodüksiyon ekibinin işyeri olarak taşıdığı ilkyardımcı yükümlülüğü, valilik ya da il sağlık müdürlüğünün etkinlik izninde koyduğu şart, ve 1 Ocak 2026'da yürürlüğe giren otomatik şok cihazı düzenlemesi. Sayıya dökülebilen kısım net. 29 Temmuz 2015 tarihli ve 29429 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İlkyardım Yönetmeliğinin 19 uncu maddesi az tehlikeli işyerlerinde her 20 çalışan için 1, tehlikeli işyerlerinde her 15 çalışana kadar 1, çok tehlikeli işyerlerinde her 10 çalışana kadar 1 ilkyardımcı bulundurmayı zorunlu tutuyor. Dikkat edin, bu oran davetliyi değil çalışanı sayıyor. Salondaki 800 konuk hesaba girmiyor, mekânın kadrosu ile sizin sahaya çıkardığınız ekip giriyor. Yeni olan taraf ise 9 Aralık 2025 tarihli ve 33102 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Taşınabilir Otomatik Şok Cihazı Hakkında Yönetmelik. 1 Ocak 2026'da yürürlüğe girdi ve ekindeki tabloyla hangi mekânın hangi yılın sonuna kadar OED bulundurmak zorunda olduğunu tarihe bağladı. 5.000 metrekare üzeri satış alanı olan alışveriş merkezleri ile 500 yatak üzeri konaklama tesisleri 2026 sonunda, 100 yatak üzeri konaklama tesisleri 2027 sonunda listeye giriyor. Aşağıda ilkyardımcı hesabı, OED takvimi, ambulansın yasal ekip standardı ve kurulum brifingine yazılacak sağlık planı var.
Etkinlikte ambulans bulundurmak zorunlu mu?
Doğrudan yanıt vermek gerekirse: mevzuatta şu kadar davetliye şu kadar ambulans diyen genel bir hüküm yok. Bir bayi toplantısı, lansman ya da gala gecesi için ambulans çağırmanız gerekip gerekmediği üç kaynaktan çıkıyor. Birincisi izin süreci. Açık alanda yapılan, bilet satışı olan ya da kalabalığın yüksek olduğu etkinliklerde valilik, kaymakamlık ve il sağlık müdürlüğü izin yazısına sağlık ekibi şartı koyabiliyor. Bu şart ilden ile ve etkinlikten etkinliğe değiştiği için başvuru dosyanızı verirken şartın ne olduğunu yazılı sorun, sözlü teyit sonradan kaybolur. İkincisi işyeri mevzuatı. Mekân da, sizin prodüksiyon ekibiniz de birer işyeri sayılıyor ve İlkyardım Yönetmeliğinin ilkyardımcı oranı buradan işliyor. Üçüncüsü 2026 başında devreye giren cihaz zorunluluğu. Bir de sözleşme tarafı var, çoğu zaman en bağlayıcı olan da o. Mekân kira sözleşmelerinin büyük kısmında sağlık ekibinin kim tarafından temin edileceği yazılıdır, sanatçı sözleşmelerinde ise sahne arkasında sağlık personeli bulundurma şartı sıkça geçer. Bunları etkinlikten bir hafta önce değil, teklif aşamasında okuyun. Spor tarafı ayrı bir dünya: müsabakalarda ambulans ve sağlık personeli bulundurma federasyon talimatlarıyla düzenleniyor ve kurumsal etkinlik pratiğinden çok daha katı.
Kaç ilkyardımcı gerekir? Yönetmelik davetliyi değil çalışanı sayıyor
İlkyardım Yönetmeliğinin 19 uncu maddesi iş sağlığı ve güvenliği kapsamında üç oran veriyor: az tehlikeli işyerlerinde her 20 çalışan için 1 ilkyardımcı, tehlikeli işyerlerinde her 15 çalışana kadar 1 ilkyardımcı, çok tehlikeli işyerlerinde her 10 çalışana kadar 1 ilkyardımcı. Cümledeki özne işveren, nesne çalışan. Salondaki 800 davetli bu hesaba girmiyor. Kurulum günü sahada 45 kişilik bir prodüksiyon ekibiniz varsa ve iş az tehlikeli sınıftaysa kâğıt üstünde 3 belgeli ilkyardımcı çıkıyor. Sahne kurulumu, yüksekte çalışma ve elektrik işleri devreye girdiğinde tehlike sınıfı yukarı kayabiliyor, oran o zaman 15'e ve 10'a iniyor. Belgenin kendisi de bir tarih taşıyor. Yönetmeliğin 23 üncü maddesine göre ilkyardımcı belgesinin geçerlilik süresi üç yıl; sürenin bitimini takiben en geç üç ay içinde güncelleme eğitimi alınması zorunlu ve katılmayanların belgeleri geçersiz sayılıyor. Yani ekip listesinde adı yazan kişinin belgesi 2022 tarihliyse o kişi bugün ilkyardımcı değil. Eğitim süreleri de 20 nci maddede sayıyla belirlenmiş: ilkyardım eğitimi 16 saat, temel yaşam desteği eğitimi 2 saat, OED eğitimi 2 saat, afetlerde ilkyardım eğitimi 4 saat. Pratik öneri: ekip listesini isim, görev ve belge tarihiyle tek bir tabloya dökün. O tablo kurulum brifingine gelsin, dosyanın dibinde kalmasın.
1 Ocak 2026'da yürürlüğe giren otomatik şok cihazı kuralı ne diyor?
Taşınabilir Otomatik Şok Cihazı Hakkında Yönetmelik 9 Aralık 2025 tarihli ve 33102 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı, 10 uncu maddesi uyarınca 1 Ocak 2026'da yürürlüğe girdi. Amacını kendi metni tarif ediyor: sağlık hizmeti sunulan yerler dışında meydana gelen ani kalp durmalarında, acil sağlık görevlileri ulaşıncaya kadar olay yerinde erken ve etkin müdahale ile ölüm ve sakatlık riskinin azaltılması. Kapsamı geniş tutulmuş, kamu kurum ve kuruluşlarını, özel kuruluşları, toplu taşıma araçlarını ve kamusal alanları içine alıyor. Yönetmelik cihazı kalp ritmini analiz eden ve gerekli hâllerde otomatik olarak kalbe elektrik akımı verilmesini sağlayan taşınabilir cihaz olarak tanımlıyor. Neden bu kadar acele edildiğini anlamak için saate bakmak yeterli. Amerikan Kalp Derneğinin dergisi Circulation'da aktarılan orana göre hastane dışı ani kalp durmasında defibrilasyon geciktikçe sağkalım şansı her dakika yüzde 7 ile 10 arasında düşüyor; olay yerinde temel yaşam desteği uygulanıyorsa bu kayıp dakikada yüzde 3 ile 4 bandına iniyor. Şimdi bir balo salonunda geçen süreyi düşünün: masadan fuayeye, fuayeden kapıya, kapıdan otoparka, otoparktan trafiğe. Cihazın salonda olması ile ambulansın yolda olması aynı şey değil.
Mekânınız listede mi? 2026, 2027 ve 2028 takvimi
Yönetmeliğin 6 ncı maddesi OED'nin ekteki yerlerde bulundurulmasını zorunlu kılıyor. Ek, üç sütuna ayrılmış bir tablo ve kurumsal etkinlik mekânları açısından okunuşu şöyle. 2026 yılı sonuna kadar listede olanlar arasında 5.000 metrekare üzeri satış alanı olan alışveriş merkezleri, 500 yatak üzeri konaklama işletme belgeli tesisler, aynı kampüste ve aynı anda 500 ve üzeri çalışanı bulunduran iş yerleri, büyükşehir belediyeleri tarafından belirlenecek merkezi kent meydanları, 800 metrekare üzeri vücut geliştirme ve fitness salonları, 10.000 metrekare veya 10.000 koltuk üstü spor tesisleri ile stadyumlar ve havalimanlarında yolcuya hizmet veren alanlar var. 2027 yılı sonuna kadar eşik iniyor: 100 yatak üzeri konaklama işletme belgeli tesisler, aynı kampüste ve aynı anda 200 ve üzeri çalışan bulunduran iş yerleri, 5.000 metrekare üstü spor tesisleri veya 1.000 koltuk üstü stadyumlar, 10.000 metrekare ve üstü merkezi büyük ibadethaneler. 2028 yılı sonunda sıra benzin istasyonlarına ve aynı kampüste 100 ve üzeri çalışanı bulunduran iş yerlerine geliyor. Tablodaki en önemli ayrıntı ise listede olmayan şey. Kongre merkezi, fuar alanı ve balo salonu tabloda kendi adıyla geçmiyor. Bu mekânlar kapsama otel kimliğiyle, alışveriş merkezi kimliğiyle ya da çalışan sayısı üzerinden giriyor. Yatak sayısı 100'ün üzerindeki bir kongre otelinin balo salonunda 2027 sonundan itibaren cihaz bulunacak; bağımsız bir fuar merkezi ise ancak aynı kampüste ve aynı anda taşıdığı çalışan sayısı eşiği aştığında listeye girecek. Keşif turunda tek bir soru sorun: bu binada OED var mı, varsa tam olarak nerede duruyor.
OED nereye asılır, kim kullanabilir, kim kaydeder?
Yönetmeliğin 6 ncı maddesi cihazın yerini de tarif ediyor ve maddeler etkinlik kurulumuyla doğrudan çakışıyor. Cihaz herkesin görebileceği ve ulaşabileceği yükseklikte konumlandırılıyor, konumu uyarıcı işaretlerle gösteriliyor, acil durumda kolay açılabilecek şekilde koruma kutusunda bulunduruluyor. Aynı maddede tek cümlelik bir yasak duruyor: OED, görüş alanı dışında veya kilitli bir alana yerleştirilemez. Koruyucu dolabın ısı, nem, toz ve yağmurdan koruma özelliğine sahip, alarmlı ve fark edilebilir renkte olması, üzerinde kullanım talimatlarının görsel ve yazılı uyarılarla belirtilmesi isteniyor. Erişim önceliği de yazılı: koruma görevlileri, güvenlik personeli ve cankurtaran gibi eğitimli kullanıcılar açısından yakın ve erişilebilir olması sağlanıyor. Etkinlik tarafındaki karşılığı şu: fuayeye kurduğunuz karşılama duvarı, sponsor backdrop'u ya da catering büfesi cihazın önünü kapatıyorsa yerleşim planı yanlış. Kullanıcı sorusunun yanıtı 7 nci maddede duruyor. OED'yi sağlık meslek mensubu, ilk yardımcı ve halktan kurtarıcı kullanabiliyor, yani cihazı çalıştırmak için hekim beklemek gerekmiyor. Kayıt tarafı 8 inci maddede: Bakanlık OED-Net adıyla ulusal bir kayıt sistemi kuruyor, satın alınan cihaz otuz gün içinde bu sisteme kaydediliyor ve kaydı yaptırmak cihazı edinenin sorumluluğunda. Cihazın tıbbi cihaz satış merkezi yetki belgesine sahip firmalardan satın alınması da zorunlu. İnternetten alınıp depoya konan bir kutu, mevzuata uygun bir OED sayılmıyor.
Sahaya çağıracağınız ambulans neye benzemeli?
Ambulans kiralıyorsanız neyi kiraladığınızı bilin. Ambulanslar ve Acil Sağlık Araçları ile Ambulans Hizmetleri Yönetmeliği 7 Aralık 2006 tarihli ve 26369 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı ve kara ambulanslarını kullanım amacına göre üçe ayırıyor: acil yardım ambulansı, hasta nakil ambulansı ve özel donanımlı ambulanslar. Aradaki fark isim farkı değil, ekip ve donanım farkı. Yönetmeliğin 7 nci maddesine göre acil yardım ambulanslarında en az bir hekim ve/veya ambulans ve acil bakım teknikeri ile bir sağlık personeli olmak üzere en az üç personel görev yapıyor, gerekiyorsa ekibe şoför ekleniyor. Hekim bulundurulmayan ambulanslarda hasta kabininde görev yapan personelden en az birinin ambulans ve acil bakım teknikeri olması zorunlu. Hasta nakil ambulansında ise en az biri sağlık personeli olmak üzere iki personel bulunuyor. Sahaya gelecek aracın hangisi olduğunu teklifte yazılı isteyin, çünkü kalp durması senaryosunda ikisi aynı kapasite değil. Bir de çoğu organizatörün bilmediği bir yükümlülük var. Yönetmeliğin 20 nci maddesi özel ambulans servislerinde çağrı merkezine ait telefonun ve servise ait diğer telefonların il ambulans servisi 112 komuta ve kontrol merkezine önceden bildirilmesini istiyor. Sahadaki karşılığı, etkinliğinizdeki özel ambulansın kamu sisteminden kopuk çalışmaması. Nakil ihtimali doğduğunda hangi hastaneye gidileceğini komuta merkeziyle konuşun; en yakın hastane her zaman doğru hastane olmuyor, çünkü mesele mesafe değil o hastanenin o saatteki kapasitesi.
Kaç sağlık personeli gerekir? Risk tabanlı hesap nasıl kurulur
Türkiye'de davetli sayısına bağlı bir tablo olmadığına göre sayıyı nereden bulacaksınız? Uluslararası pratikte kullanılan yöntem sabit orandan değil, risk değerlendirmesinden gidiyor. Birleşik Krallık'ta etkinlik sektörünün başvuru kaynağı olan ve Events Industry Forum tarafından yayımlanan The Purple Guide, sağlık bölümünde Medical Needs Assessment adı verilen bir değerlendirme öneriyor ve ilkesini açıkça yazıyor: gereken sağlık desteğinin düzeyi hem etkinliğin ölçeğine hem de yapılan faaliyetlere bağlıdır, organizatörlerin riskleri değerlendirip etkinliğe uygun bir kapsam kurması gerekir. Rehber kendisini mevzuat değil sektör rehberi olarak tanımlıyor, bu yüzden Türkiye'de bağlayıcı değil; ama yöntemi taşınabilir. Değerlendirmeye şu başlıkları koyun. Kalabalık: davetli sayısı, metrekareye düşen yoğunluk, ayakta mı oturarak mı bulunulacağı. Profil: yaş ortalaması, hareket kısıtı olan konuk sayısı, bilinen sağlık ihtiyaçları. İçerik: alkol servisi, dans ve sahne performansı, açık alev, havai fişek, yüksekte çalışma. Çevre: açık hava mı kapalı mı, sıcaklık ve nem, gölge ve suya erişim. Süre: tek oturumluk bir lansman mı, iki günlük bir bayi toplantısı mı. Erişim: en yakın acil servise mesafe ve o saatteki gerçek sürüş süresi, ambulansın binaya yanaşabileceği nokta, sedyenin sığdığı bir asansör olup olmadığı. Son madde çoğu keşifte atlanıyor. Fuayeye kurulan sahne sedye geçişini daraltıyorsa sağlık planınız kâğıt üstünde kalır.
Kurulum brifingine yazılacak sağlık planı
Sağlık planı kalın bir klasör değil, altı satırlık bir sayfadır ve kurulum brifingine girer. Kim: sahadaki ilkyardımcıların adı, telsiz çağrı kodu ve belge tarihi. Nerede: ilk yardım noktasının yeri, OED'nin asılı olduğu nokta, ambulansın park edeceği yer ve o noktaya giden yolun boş tutulacağı saatler. Nasıl çağrılır: olayı gören kişi hangi telsiz kanalından kime söyleyecek, 112 aramasını kim yapacak, kapıda ekibi kim karşılayacak. Ne durur: müdahale anında müzik ve ışık kim tarafından kesilecek, sunucu hangi anons metnini okuyacak. Nereye çıkılır: sedyenin geçeceği güzergâh, kullanılacak asansör ve kapı, o kapının anahtarı kimde. Ne yazılır: olay kaydını kim tutacak ve etkinlik sonrası kime teslim edecek. Bunun üstüne keşif gününde mekâna üç soru sorun: binada OED var mı ve nerede duruyor, mekânın kadrosunda kaç belgeli ilkyardımcı görev yapacak, sağlık ekibi kira bedeline dahil mi yoksa ayrıca mı temin edilecek. Tales Event olarak İstanbul merkezliyiz, Türkiye genelinde bayi toplantısı, lansman, açılış, gala gecesi ve mezuniyet töreni projelerinde sahne, ses, ışık ve LED ekran prodüksiyonunu tek ekiple yürütüyoruz. Mekânınızı, davetli sayınızı ve program akışını yazın; ilk yardım noktası, OED konumu ve ambulans yanaşma planını yerleşim planıyla birlikte çıkaralım.